Anarşi Kollektifi Ankara 1 Mayıs'ta alanda!


1 Mayıs ANKARA


Gruplar genel olarak 12:00 -12:30 civarında Gar önünde toplanmaya başladı. Katılım yüksekti. Gelen gidenlerle 25-30 kişiye ulaşan AKA grubu kara-kızıl, kara-mor, kara-yeşil ve kara bayraklar beraberinde çember A pankartı ile katıldı. Yüzlerce bildiri dağıtıldı 500 ün üzerinde "anarşist niyet" çektirildi(Anarşistlerin sözlerinden alınan çıktı/şeritler).

Kadın katılımı yüksekti AKA, Feminist(B)iz ve Kaos-GL/LGBT korteji ile arkali-önlü yürüdü. Megafon ile atılan sloganlar oldukça ilgi çekti:

Ne tanrı ne devlet aşk aşk hürriyet,
Ne tanrı ne devlet şükretme isyan et,
katil devlet yıkacağız elbet,
katil devlet hesap verecek
bütün devletler katildir,
karakollar yıkılsın lunapark yapılsın,
adliye yıkılsın lunapark yapılsın,
diren reddet hayır de askere gitme

vb. sloganlar atildi. Yazılamalar yapıldı, oldukça sakin olan 1 Mayıs yağmura karşın bu defa eğlenceli idi.

Alana girişte polis arama noktaları kırıldı kısa süren biber gazi ve arbede sonrası ani bir sakinlik ile alana girildi. Miting çesitli danslar ve konserler ile devam etti.

Ankara´dan birisi anarşist-komünist iki anarşist grup daha alanda idi.


Anarşi Kolektifi Ankara

http://www.sanalteori.net

http://ankanarsi.blogspot.com

ankanarsi@gmail.com

Anarşi Kollektifi Ankara 1 Mayıs'ta alanda!

1 Mayıs'ta alandayız!
Bizimle beraber yürümek isteyen anarşist yoldaşları bekliyoruz.



Buluşma yeri: Opera Önü
Buluşma Zamanı: 12:30

http://www.sanalteori.net
http://ankanarsi.blogspot.com/

ankanarsi@gmail.com

Kardeşime Dokunma İnisiyatifi yola çıktı!





KARDEŞİME DOKUNMA İNİSİYATİFİ, kampanyanın ve inisiyatifin yola çıkış nedenlerini, ilkesel ve yapısal çerçevesini açıkladı.

"Kardeşim Ebru"
KARDEŞİME DOKUNMA KAMPANYASI'nın ilk gündemini, Cihangir'deki evinde bıçaklanarak katledilen Ebru'nun ölümünde ortaya çıkan transfobi ve ayrımcılık oluşturuyor.

İnisiyatif, Cihangir semitinde "travestilere karşı yıllardır devam eden devlet kaynaklı/destekli ve sistemli faşist terörü teşhir etmek, kardeşler arasında bir dayanışma zinciri oluşturmak ve semt halkını olan bitenden haberdar etme"yi hedefliyor.

21 Mart Cumartesi saat 14:00'te Firuzağa Camiinin önünde buluşup hazırladığı bildiriyi Cihangir’de yaşayanlara ulaştırmak üzere gruplar oluşturmayı hedefleyen İnisiyatif, "KARDEŞİME DOKUNMA" diyen herkesi davet ediyor.

KARDEŞİME DOKUNMA İNİSİYATİFİ'nin "KARDEŞİME DOKUNMA KAMPANYASI" başlıklı bildirisi:
"Tüm gezegende bir musibet kol geziyor… Kah sinsice, kah apaçık, her şeyi tahakküm altına almak, sindirmek, susturmak, boyun eğdirmek için her yere sızıyor, kuşatıyor. Hiç tereddüt etmeksizin can yakıyor, işkence ediyor, öldürüyor; kah maaşlı görevlileriyle, kah gönüllü korucu-kollayıcılarıyla… Bu musibet tepemizde, yanı başımızda, içimizde bir aygıt, bir zihniyet olarak örgütlenmiş otoritedir: devlettir.

Devlet, hükmetmek istediklerini susturmak, yıldırmak istiyor. Otoriteye maruz kalanlar yılıp sustukça, o daha da zorba, kayıtsız ve kana susamış hale geliyor.

Bu şiddete karşı sessiz kalamayız. Bizler, yani anti-otoriterler ve anarşistler, otoritenin şiddetine maruz kalan kardeşlerimizin sesine ses katmaya, acısına ortak olmaya, elimizden geldiğince onlara kalkan olmaya, en azından onların yanında olup bir kardeş eli uzatmaya karar verdik. Bu nedenle, belli bir sorun çerçevesinde yoğunlaşmaktan ziyade, otoritenin uç veren şiddetine karşı mümkün olduğunca hızlı, “yerinde” ve kitlesel refleks gösterebilecek bir “kampanya” örgütlenmesi oluşturmak üzere yola çıktık ve adını da “KARDEŞİME DOKUNMA” koyduk. Elbette bu kampanya, otoritenin şiddetine uğrayan herkesin imdadına koşabilmek iddiasında değildir; kendi gündeminin önceliklerini birlikte tartışarak oluşturacaktır.

Bu kampanya çerçevesinde bir araya gelen/gelecek anti-otoriterler ve anarşistler, teorik fikir birliği ya da uzlaşması peşinde değildirler. Onları bir araya getiren, otoritenin şiddetinin yakıcılığı ve somutluğudur. Bu süreçte, kendi aralarındaki farklılıkları oluşturan fikirleri, eğer gerekli olursa, somut eylemlilikler ve sorunlar üzerinden tartışmaya karar vermişlerdir. Her katılımcı, kampanyanın dilediği aşamasında dilediğince katkı sunmakta özgürdür.

Kampanyamız, kendine süre sınırı koymayan, kararlarını yüz yüze gelerek anti-otoriter, anti-hiyerarşik, eşitlik ilkeleri çerçevesinde alan bir inisiyatif örgütlenmesi olarak yapılanıyor. Karar süreçlerinde, ya “konsensüs” ya da “yol verme” ile, ilişkin toplantıya katılanların ortak rızası aranacaktır.

Kampanyanın değişik konulardaki işlerini üstlenen gönüllü çalışma grupları oluşmuştur. Katılıma açık olan ve gerek duyuldukça yenileri oluşacak bu çalışma grupları, kendi toplanma periyotlarını kararlaştıracaklardır. Her ay, tüm kampanyanın meselelerinin tartışılacağı geniş katılımlı kampanya toplantısı yapılacaktır.

Kampanyaya dair haberleşme amacıyla, aynı adı taşıyan bir e-mail grubu oluşturulmuştur. İlke olarak, İstanbul’da oturanların e-mail grubuna üye olabilmeleri için en az bir KARDEŞİME DOKUNMA toplantısına katılmış olmaları gerektiğine karar verdik. İstanbul dışındakiler için “referans” yöntemi işleyecektir. Ayrıca, bilgi aktarımı ve iletişim amacıyla bir kampanya blogu http://kardesimedokunma.wordpress.com/ ve irtibat e-maili kardesimedokunma@gmail.com oluşturulmuştur."

İnisiyatif, tüm anarşistleri ve anti-otoriterleri "KARDEŞİME DOKUNMA" kampanyasına katılmaya çağırıyor.

8 Mart !! Dünya Kadınları patriyarkaya karşı birleşin..



8 Mart 1857 yi unutmadık,

Emma Goldman
Lucy Parsons
Dr. Marie Equi
Voltarine de Cleyre
Louise Berger
Kate Austin
Maria Occhipinti
Ida Mett
Judi Bari
Lola Ridge
Luce Fabbri
Maria Lacerda de Moura
Eve Libertine
Rose Witcop
Maria Pantazi
Anna Kuliscioff



ve tüm kadınlara, kadın mücadelesine........








Kadının gelişimi, bağımsızlığı özgürlüğü kendisinden gelmelidir. İlk olarak kendisini bir seks objesi değil, bir kişilik olarak ortaya koymalıdır. İkincisi, hayatını basit, fakat zengin ve derin kılarak; kendi bedeni üzerinde başkalarının iddia ettiği tüm haklara karşı koymalı, istemediği sürece çocuk yapmamalı, tanrının, devletin, kocasının, ailesinin bir kulu olmaya karşı çıkmalıdır. Bu da hayatın tüm karmaşıklığını ve özünü anlamaya çalışarak, yani kendini toplumun fikirlerinden ve yargılarından özgürleştirerek olur.


"Her development, her freedom, her independence, must come from and
through herself. First, by asserting herself as a personality, and
not as a sex commodity. Second, by refusing the right of anyone over
her body; by refusing to bear children, unless she wants them, by
refusing to be a servant to God, the State, society, the husband, the
family, etc., by making her life simpler, but deeper and richer.
That is, by trying to learn the meaning and substance of life in all its
complexities; by freeing herself from the fear of public opinion and
public condemnation."

[Emma Goldman, Anarchism and Other Essays, p. 211]


Kara Güneş ve Bomba Etkisi Konseri





Kara Güneş Ankara'da



Kara Güneş ve Bomba Etkisi Konseri
KARA GÜNEŞ KONSERİ

Başlangıç: 13 Mart 2009 Cuma, 21:00
Bitiş : 14 Mart 2009 Cumartesi, 14:00
Yer: Eski Yeni
Adres: İnkılap Sokak, No: 6/A Kızılay - Ankara


Telefon: 03124330701
Email: karagunes@gmail.com


Kara Güneş Ankara yolcusu:)

Sokak müziği tecrübesini çantasına koyup yeni elektrik sahnesinde rock, reggae, dub calışmalarıyla geceye katılacak olan Kara Güneş, bir yandanda eski calışmaları ve santur kayıtlarından örnekler sunacak.

Konuk müzisyen Kanadalı Anit Ghosh ´un keman ve gitarı ile Karagüneş’e eşlik edeceği performans Ankara Eski Yeni sahnesinde gercekleşecek...

karagüneş sahnede:

Özgür Yalçın (vokal-gitar)
Ceyhun Kaya(Klarnet-saksafon-buzuki)
Anit Ghosh(elektro gitar-Keman)
Hakan Gürbüz(Bas Gitar)
Cenk Yıldız(Bongo-Tef)
Kemal Emirel(Davul)

Ayrıca, Komik Günler grubundan Kerem Batumlu'nun yeni projesi Bomba Etkisi gecede sahne alacak bir diğer grup.

http://www.karagunes.com
http://www.myspace.com/karagunes

http://www.myspace.com/komikgünler

Söyleşi: "Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün Mü?"

Söyleşi: "Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün Mü?"

Kürt coğrafyasından gelen anarşistlerle tanışıp söyleşip tartışıyoruz:

"Kürtlerin Anarşizmle Dansı Mümkün Mü?"


Yer: Felsefeciler Derneği -
Bayındır sok. Kültür apartmanı 11/13 Kızılay


Tarih: 30 Ocak 2009 Cuma

Saat: 18:30

Düzenleyen: Anarşi Kolektifi Ankara (AKA)

email: ankanarsi@gmail.com & sanalteori@gmail.com
web: http://ankanarsi.blogspot.com & http://www.sanalteori.net

20 Aralık Yunanistanla dayanışma



Yunanistan'daki isyandan gelen küresel dayanışma çağrısına tüm dünyada olduğu gibi Ankara?da da destek verildi. Anarşi Kolektifi Ankara sadece bir hareketlilik ve heyecan yaratan bir olaydan çok daha derin okunması gereken bu isyanı, yüzyılın ilk isyanını sokaktaki insanlarla konuşmak, ticari medyada çıkan haberlerin taraflılığından sıkılanlara ilk elden haberler vermek için Yüksel Caddesi?nde saat 12 ile 15 arasında masa açtı. Masada isyandan.blogspot.org' da yer alan haberlerden derlemelerin yanı sıra AKA tarafından hazırlanan 3 farklı sticker yer aldı. Stickerlara özellikle gençlerin ilgisi büyüktü. Bunun dışında saat 15?te yine Yüksel Caddesi?nde gerçekleşen basın açıklamasının duyurusu dağıtılan bildirilerle yapıldı.


Saat 15'te ise yaklaşık 20 kişinin katılımıyla siyah bayraklar ve dövizler eşliğinde bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada Yunanistan'da başlayan isyanın getirdiği perspektifle Türkiye?ye bakılması gerektiği belirtildi. Alexis'in polis tarafından öldürülmesinin münferit bir olay olmadığı ifade edildikten sonra "İktidarın eşitsiz dağılımının en somut ifadesi devlet, polis ve onun şiddeti olarak kendini gösterir. Bu şiddet asla yargılanmayan hep cezasız kalan bir şiddettir. Polis şiddetinin hedefleri toplumda ?ötekileştirilmiş? gruplardır. Kadınlar, sokaklarda yaşayanlar, yoksullar, işçiler, işsizler, eşcinseller, travestiler, sistem karşıtları, egemen dinin ya da etnisitenin mensubu olmayanlar..." denildi.



Açıklamada Türkiye?den güncel polis şiddeti örneklerinden bazılarına, zaman geçse de unutulamayacak 19 Aralık operasyonuna ve anarşistlerin, anti-otoriterlerin Türkiye?deki etkin mücadele alanlarından birisi olan vicdani ret ile devlet/ordu/polis şiddeti arasındaki bağa da değinildi.



Açıklamadan sonra "Bütün devletler katildir" , "İsyan, devrim, anarşi", "Her yer isyan her yer anarşi" sloganları atıldı ve grup dağıldı.


isyandan ve dayanışmadan detaylı haberler

Okunan basın açıklaması metni :



Bugün buraya Yunanistan'da 6 aralık gecesi kendini bilmez bir polis memurunun soğukkanlı bir biçimde öldürdüğü Alexis'i anmak ve 14. gününe girmiş bulunan isyana destek olmak için geldik. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde olduğu gibi tüm dünyada da bugün Yunanistan'da başlayan isyanla dayanışmak için anarşistler, anti-otoriterler ve isyanın heyecan verdiği herkes sokaklarda. Devletlerin var olduğu her yerde önemsiz sayılıp örselenenlerin de var olduğunu unutmadan Türkiye'ye, yaşadığımız ülkeye ayrıca odaklanmamız gerekiyor.



Çünkü yaşadıklarımız karşısında Yunanistan kadar hızlı, doğrudan ve ne söylediğini bilen bir şekilde tepki veremiyor oluşumuzdan yararlananlar, kendilerine "besin" sağlayanlar var. Alexis Yunanistan'da polis kurşunuyla öldürülen tek insan değildi. Dünyanın her yerinde iktidarın eşitsiz dağılımının en somut ifadesi devlet, polis ve onun şiddeti olarak kendini gösterir. Bu şiddet asla yargılanmayan hep cezasız kalan bir şiddettir. Polis şiddetinin hedefleri toplumda ?ötekileştirilmiş? gruplardır. Kadınlar, sokaklarda yaşayanlar, yoksullar, işçiler, işsizler, eşcinseller, travestiler, sistem karşıtları, egemen dinin ya da etnisitenin mensubu olmayanlar...



Ülkemizde polis üniforması öyle yüce bir semboldür ki üniformalı biri gelip gözümüzün önünde bir kadını saçından sürükleye sürükleye alıp götürse "Ne oluyor?" bile demeyiz. Polis üniformasını giyen kişi öyle ?üstün? bir varlığa dönüşüverir ki arkasından seslendiği üniformasız kişi duruvermezse çıkarır belinden tabancasını, çekiverir tetiği. Polis üniformasını giyen kişi nasıl giyinip nasıl yaşanacağını, nasıl konuşup nasıl sevişileceğini, kimin yaşama hakkına sahip olduğunu belirleme hakkını kendinde bulur, sırf kendi yaptığı bu belirlemeye uymuyorlar diye yaşamlarını devam ettirebilmek için gerekli parayı kazanmaya çalışan travesti ve transseksüellere nefretle saldırır. Anayasasında ?hukukun üstünlüğü ilkesini? benimsemiş olan devletin hukuku da "genel ahlak" kisvesi altında polisini korur. Korur tabii ya, polis olmasa cezaevinde tecrit ettiği insanlardan bile ödü patlayan devlet huzura nasıl kavuşacak? Kankisi polis girer cezaevine dağıtır, yıkar, öldürür, yakar; yeter ki devletçiği rahat uyusun uykusunu.



Yunanistan'da bugün sokaklara dökülenlerin bir ayağı askeri darbe karşıtı hareketlerdedir. Yunanistan askeri diktatörlük altında olduğu için O ülkedeki darbe karşıtı hareket bugün doğrudan eylem pratikleriyle sokaklara yaşam verenlerin içindedir. Bizde ise ordu darbelerden güçlenerek çıkmışken, sosyal ve siyasi hareketler cılızlaşıp hantallaştılar. Burada devletin zor araçlarını kullanarak çok başarılı bir biçimde yürüttüğü sindirme politikalarının hakkını da teslim etmek gerekir. O günden bugüne de toparlanamadık. Ordu devletle ve daha tehlikelisi toplumla eşdeğer hale gelmeye başlarken bu terazinin ayarını bozmaya yönelik en önemli girişim olan vicdani ret, yine hukukun "üstat" ordunun yardımına yetişmesiyle 318 numaralı bir kanun maddesi tarafından engellenmeye çalışılıyor. Vicdani retçiler "öteki"ler arasına sokulurken vicdani ret hareketinin de toplumsallaşma ve devletin baskı mekanizmalarının tümünü reddedişe evrilme çabaları sekteye uğruyor.



Bu karamsar tablo bugüne kadar bizi harekete geçmekten alıkoymuş olabilir. Ancak Yunanistan'lı kardeşlerimiz sokaklara getirdikleri yaşamla bize de umut verdiler. Daha insancıl bir gelecek için sosyal dönüşümün, tabi ki politik ve ekonomik sonuçlarıyla da beraber hala anlamlı ve mümkün olduğuna işaret ettiler. Belki de daha da önemlisi bunun sadece bir ihtimalden ibaret olmadığını, tam da şu an hemen yanımızda gerçekleşen şey olduğunu gösterdiler. İnsanları öldürenin her zaman otorite, güçsüzleri öldüreninse her zaman güçlüler olduğunu unutmayalım. Türkiye'nin sokakları, caddeleri, vitrinleri de yaşama kavuşmayı bekliyor. Başlangıç noktasını gösteren Yunanistan'lı kardeşlerimizin ardına düşelim!

Haydi!

Anarşi Kolektifi Ankara